Belgesel Tadında Filmler kategorisi altında yayınlanmış tüm yazılar

Küçük şehirlere gidip, oradaki insanlar için konserler vermek zorunda olduğumuzu hissetmiştik. Bu insanlar aynı zamanda bize destek çıkan insanlardı. O yüzden gerçekten çok güzeldi. Kjartan Sveinsson Sanırım biz de bir şekilde borcumuzu ödüyoruz. Georg Holm — Heima, Melodik, klasik ve minimalist öğeler kullanan, İzlandalı post-rock grubu Sigur Rós ekibi tarafından hazırlanmış bir belgesel film. Dünya turunda olan grubun, 2007 yılında bir dizi ücretsiz, haber verilmemiş konserler için İzlanda’ya dönüşünün, eve dönüşün hikâyesi. Çünkü İzlanda dilinde “Heima”, “evde” manasına geliyor. Grup, Jón Þór (Jónsi) Birgisson, Georg Hólm ve Ágúst Ævar Gunnarsson tarafından 1994 Ağustos’unda İzlanda’nın başkenti Reykjavík’te kuruldu. İsimleri, Jónsi’nin grubun kurulduğu günde doğan kız kardeşi Sigurrós’tan gelmektedir. 1997′de, Von‘u (Umut), 1998′de de albümdeki parçaların remixlerini barındıran Von brigði çıkardılar. Remixlerin [...]

Yusuf ile Kenan, yetmişli yılların sonunda çekilmiş, köyden kente göçü konu alan bir film. İki kardeşin şehirdeki çırpınışları ve bu mücadele üzerinden birtakım şeyler anlatma çabası belgesel tadı veriyor filme. Açlık, evsizlik, kimsesizlik ne demektir lügatlerden öğrenemeyiz. Biraz tahmin etsek de büyük insanlara kondururuz hep, çocuklar el üstünde tutuluyor diye düşünmek isteriz. Ben ne zaman dinlesem, ilk acıklı hikâyeleri ilkokulda okuduğumuzdan olacak, masal gibi, efsane gibi gelir. Bizzat şahit olmadığım ve yaşamadığım için de bir sokak çocuğunun hikâyesi ile filmdeki bir sokak çocuğunun hikâyesi aynı duyguyu uyandırır: ‘acımak’. Televizyonda izliyorsak kanalı değiştiririz, gerçekte görmüşsek önlerinden geçip gideriz. Yahut filmde ise elimizden bir şey gelmez, gerçekte görmüşsek bir şeyler yapabiliriz. İşte bu farklılığa, bu farkındalığa aynel yakin deniliyor. Nitekim acımak ve [...]

“Bilginin en büyük düşmanı cehalet değildir. En büyük düşman bilgi yanılgısıdır.” Stephen Hawking – “Barıştan bahsetmeye devam etmek ve silahsız ve savunmasız bir halka karşı tek cevabı vahşi saldırılar düzenlemek olan bir hükümete karşı şiddete başvurmamak, bizim için yararsız ve beyhude bir çabayı ifade etmektedir.” Nelson Mandela – “Gözünüzle görmeden kafanızda canlandıramazsınız.” Rachel Corrie – İsrail ve Filistin meselesini ne kadar araştırırsanız, yanlış bir şeyler olduğunu o kadar çok hissedersiniz. Nedeni ulaşabildiğimiz ve önümüze sürülen bilgilerin kirliliğinden kaynaklanır. Kudüs ve çevresini kapsayan kutsal topraklarda yaşanan hadiseler basın ve medya vasıtasıyla tüm dünyaya yanlış gösterilir. Onun içindir ki bölgeye giden hemen hemen herkes bulundukları yerlere geldiğinde olayın vehametinin daha korkunç olduğundan bahseder. Bunun sebebi, dünya üzerinde ezici bir söz sahipliği bulunan [...]

1974 yılında Batı Almanya‘dan çıkan ve Werner Herzog‘un ellerinde değer bulan ve az bilinen çok iyi filmlerden birisi : Jeder für sich und Gott gegen alle ! Kaspar Hauser‘in küçük hücresine şahitlik ederek başladığımız filmde, 17 yıl boyunca hücresinden dışarı çık(arıl)mamış bir insanın tahta at ve tekerlek ile yaptığı deneyselliğe yol alıyoruz ilk başta. Werner Herzog, bunu yaparken Kaspar Hauser’i oynayacak olan Bruno S.‘nin yaşamından da aslında dramatize sahneler kullanıyor. Kaspar Hauser’i oynayan Alman oyuncu Bruno S. 3 yaşında ailesi tarafından terk ediliyor ve yıllarca çocuk bakım kurumları ve yetimhanelerde büyüyor. Baktığımızda Herzog’un kullandığı küçük nesneler yetişkenler için uygun değil ama zıtlığın dibinden gelinerek Kaspar’ın vakit geçirdiği nesneler bize ağır betimlemelerle geliyor. Modern Toplumdan uzakta bir seyir var. Bu olurken, Kaspar ve kendisine [...]

Sıradan bir 35 mm’lik kameraydı. Onu pek çok filmde kullandım, çalma olarak görmedim hiçbir zaman. Dürüst olmak gerekirse, benim için bir gereklilikti bu. Film çekmek istiyordum ve bir kameraya ihtiyacım vardı. Bu kamerayı bir şekilde almaya sahiptim, yetkim vardı. Eğer bir odada mahsur kalmışsanız ve havaya ihtiyacınız varsa, keski ve çekiç almalı ve duvara delik açmalısınız. Bu sizin en doğal hakkınızdır… Werner Herzog – Aguirre, der Zorn Gottes filmini çekmek için Münih Film Okulu’ndan çaldığı kamera hakkındaki sözleri… (Harper’s Magazine – Aralık 2006) İnsan yaşadığı evrende maddiyatının ve maneviyatının paralelinde büyüyen istekleriyle hareket eder. Bu arzularının esiri olmamak için eyleme geçer ve kendi fıtratının el verdiği ölçüde tramplenlerde yükselmeye başlar. Zıpladıkça daha da yukarı çıkacağını düşünür, bir süre sonra kendi omuzlarına basarak yükselir ve sonunda yükselmeyi [...]

Sayfa 1 / 212