Belgesel Tadında Filmler kategorisi altında yayınlanmış tüm yazılar

1974 yılında Batı Almanya‘dan çıkan ve Werner Herzog‘un ellerinde değer bulan ve az bilinen çok iyi filmlerden birisi : Jeder für sich und Gott gegen alle ! Kaspar Hauser‘in küçük hücresine şahitlik ederek başladığımız filmde, 17 yıl boyunca hücresinden dışarı çık(arıl)mamış bir insanın tahta at ve tekerlek ile yaptığı deneyselliğe yol alıyoruz ilk başta. Werner Herzog, bunu yaparken Kaspar Hauser’i oynayacak olan Bruno S.‘nin yaşamından da aslında dramatize sahneler kullanıyor. Kaspar Hauser’i oynayan Alman oyuncu Bruno S. 3 yaşında ailesi tarafından terk ediliyor ve yıllarca çocuk bakım kurumları ve yetimhanelerde büyüyor. Baktığımızda Herzog’un kullandığı küçük nesneler yetişkenler için uygun değil ama zıtlığın dibinden gelinerek Kaspar’ın vakit geçirdiği nesneler bize ağır betimlemelerle geliyor. Modern Toplumdan uzakta bir seyir var. Bu olurken, Kaspar ve kendisine [...]

Sıradan bir 35 mm’lik kameraydı. Onu pek çok filmde kullandım, çalma olarak görmedim hiçbir zaman. Dürüst olmak gerekirse, benim için bir gereklilikti bu. Film çekmek istiyordum ve bir kameraya ihtiyacım vardı. Bu kamerayı bir şekilde almaya sahiptim, yetkim vardı. Eğer bir odada mahsur kalmışsanız ve havaya ihtiyacınız varsa, keski ve çekiç almalı ve duvara delik açmalısınız. Bu sizin en doğal hakkınızdır… Werner Herzog – Aguirre, der Zorn Gottes filmini çekmek için Münih Film Okulu’ndan çaldığı kamera hakkındaki sözleri… (Harper’s Magazine – Aralık 2006) İnsan yaşadığı evrende maddiyatının ve maneviyatının paralelinde büyüyen istekleriyle hareket eder. Bu arzularının esiri olmamak için eyleme geçer ve kendi fıtratının el verdiği ölçüde tramplenlerde yükselmeye başlar. Zıpladıkça daha da yukarı çıkacağını düşünür, bir süre sonra kendi omuzlarına basarak yükselir ve sonunda yükselmeyi [...]

Öyle bir film düşünün ki, gerçek olmaması için neler vermezdiniz. Öyle bir film ki, gerçek. Maalesef hâlâ gerçek. Filistinli Zehra’nın gözleri. Filistinli Zehra’nın gözlerini izleyen siyonist yahudi İşmail ve antisemitik düşüce tarzına hiçbir zaman sahip olmayan ama bunu her belirtmek zorunda oluşunu İşmail’e borçlu olan müslüman genç İsmail gündem hakkında konuşuyorlar: -Şalom İşmail, okulu da bombaladınız ya UN’un, tüm dünyanın gözü önünde şaşırdım be İşmail, okulda kim var? Okulda çocuktan başka kim olur? -Aleykum şalom İsmail, bir çok *mantıklı* açıklaması var. Birincisi bu çocuklar potansiyel terörist. Büyüyünce bize saldırılar düzenleyecek biz de Volkswagen firmasının elinde bombayla sivillerimize terör uygulayacakken arabanın dayanıklılığı sayesinde bomba patladıktan sonra dışarıya hiç etkisinin olmamasını ve teröristin araba içinde duman oluşu senaryosuyla çekilmiş reklamını seyrederek kahkahalara [...]

Bazı filmlerden gereğinden fazla etkilenmemiz, filmde kendimize yakın hissettiğimiz davranış, kişi veya içinde bulunmak istediğimiz veya hiç istemediğimiz olayların varlığından kaynaklanıyor. Bu etkinin sınırı aşmaması bizim elimizde. – Elinde silahıyla oturan bir Afrikalı fotoğrafı çeken yabancıya Afrika asıllı ama Afrika’da yaşamayan birinin nasıl tepki verdiğini, “Sizin yüzünüzden Afrika hep böyle biliniyor” dediğini biliyorum. Bu arada Afrika asıllı ama Afrika’da yaşamayan kişi de Afrika dili konuşmuyordu. Problemler bilmek istemeyeceğimiz kadar büyük, ürkütücü ve farklı olabiliyor ve biz hâlâ güneşin üzerinde 75 yazdığını sanıyoruz. Film: Hotel Rwanda *UN hep barış getirir (!) Amerikalılar ve Avrupalılar çok cicidir (!) Batı, tüm güçlü devletler, güvendiklerinin hepsi Poll! *Ama bir şey var; sen siyahsın, bir zenci bile değilsin. Afrikalısın. * Tutsi ve Hutuyuz ama Afrikalı [...]

Sayfa 2 / 212