Bronenosets Potyomkin (1925)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Dünya Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Sergei Eisenstein’ın 1925 yılı yapımı, “sessiz” ve siyah-beyaz başyapıtı Potemkin Zırhlısı. Potemkin Zırhlısı (Bronenosets Potyomkin), 1958’de Brüksel’de 27 ülkeden 119 jüri tarafından tüm zamanların en iyi filmi seçilen bir yapım. Film, Dünya Sinema Tarihi’nde gerek kendi içindeki sinema tarihine milat atan 6 dakikalık Odessa Merdivenleri bölümüyle, gerekse sosyalist gerçekçilik safhası öncesi sekanslarıyla, dönem anlatısıyla bir eleştiridir. Enternasyonalist zihin yapısından çok ulusal daha doğrusu proleter şeklinde addedebileceğimiz imaj, Vertov’un Kamera-Göz disiplininden hareketle Eisenstein’ın amaçladığı yaşadığı dönemi aktarma girişimidir. Filmin sinopsisini oluşturan 1905’teki Odessa İsyanı’nı 20 yıl sonra Eisenstein’ın filme dönüştürmesi ve kendi tiyatro anlayışının belgeselci üslupla karakterlerini buna göre seçmesi Potemkin’in zirveye taşınması için sayabileceğimiz sebeplerden sadece bazıları. Eisenstein, Potemkin’in ötesine taşıyor hepimizi. Kendisinin kullandığı biçimsel araçlarla, temelde vereceği sosyalizm zaferini [...]
‘Yalnızca’ On Dakika: 10 Minuta
Güneş Özdemir yazdı. Balkan Sineması, Etkileyici Filmler, Kısa Film kategorisinde yayınlandı.
Üzerinde yaşadığımız bu gezegen, sınırlarını bilmediğimiz evrenin yalnızca çok küçük bir parçasıdır ve her gün kendi ekseni etrafında bir kez döner. Daha doğrusu onun kendi ekseni etrafındaki bir tam dönüşünü biz ‘gün’ olarak adlandırırız. Sonra günü saatlere ve dakikalara böleriz. Her ne kadar onu sabit birimlerle tanımlasak da, zamanın akışını her birimiz farklı algılarız. Dahası, değişik şartlar altında ve değişik duygu durumlarında olduğumuzda da farklı algılarız. Henry Van Dyke’ın ‘Zaman’ adlı şiirinde çok kısa ve öz olarak ifade ettiği gibi; Zaman, Beklerken çok yavaş, Korkarken çok hızlı, Kederliyken çok uzun, Sevinçliyken çok kısa… Boşnak yönetmen Ahmet İmamoviç’in 2002 yapımı kısa filmi 10 Minuta, zamanın izafiliğini çok güçlü ve çarpıcı bir biçimde anlatıyor. Film, 1994 yılında geçiyor ve biri Roma, diğeri [...]
Offret (1986)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler, Kuzey Avrupa Sineması kategorisinde yayınlandı.
“Başlangıçta söz vardı…” Tarkovsky’nin varoluşsal yapıtı Offret. Nam-ı diğer “Kurban”. 1986 yılı yapımı olan Offret’in dili İsveççe, İngilizce ve Fransızca olup görüntü yönetmenliğini Ingmar Bergman’ın 1963 yılı yapımı olan Tystnaden’inde de görev alan Sven Nykvist yapmıştır. İsveç’in uçsuz bucaksız doğasında çekilen Offret, yönetmen Andrei Tarkovsky’nin oğlu Andriosha’ya ithaf edilmiştir. Filmin süresiyse 149 dakika. Leonardo da Vinci’nin Üç Kralın Tapınışı resmiyle başlayan dram, İsveç’in huzur veren ve bir o kadar da içinde sıkıntıyı barındıran coğrafyasında gelişiyor. Tarkovsky’nin felsefi tabanda daha çok egzistansiyalist bir bakış açısıyla diyebileceğimiz unsurları ve imgelemeleriyle betimlediği Offret’in kendi dili var. Alexander’ı oynayan Erland Josephson’un oyunculuğu takdire şayan. Kendi varoluşunda kaybolan, monologlarıyla tanrı arayışını sorgulayan, kelimelerini bize aslı geri vermeyen güçlü ve bir o kadar da acizliği içinde [...]
Savaşın ta kendisi: One Hundredth of A Second!
Bekir Arslan yazdı. Amerikan Sineması, Etkileyici Filmler, Kısa Film kategorisinde yayınlandı.
Yapımcı, yönetmen Susan Jacobson ve Alex Boden tarafından gerçek bir hikayeden esinlenerek hazırlanmış, bir savaş fotoğrafçısının yaşadığı ikilemi anlatan çarpıcı bir kısa film. Bir insan tehlikedeyken ona yardım mı edersiniz yoksa fotoğraf çekmeye devam ederek işinizi mi yaparsınız? İç dünyalarda, vicdanlarda buna benzer tercihlerle karşı karşıyadır insan. Ve o tercih anında insan hürdür, kendi vicdanı ile başbaşadır. Ve sonunda pişmanlık varsa bilinir ki bu insanda büyük yaralar açar. Zihnine nakşedilmiştir artık. İkilemi daha da artar, geçmişe dönmek ister, hatasını telafi etmeye çalışır. Fakat nafiledir. İmtihan bitmiştir. Aslında insanın nefsi ile yaptığı mücadelenin de bir göstergesidir bu film. Ve içerisinde ciddi eleştiriler barındırmaktadır. Savaşın içinde olan insanların aslında en büyük savaşlarının kendileriyle olduğunu farketmek veya farketmeye çalışmak imtihanın ta kendisi olsa gerektir. Sahi [...]
Ladri di Biciclette (1948)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Muhyiddin Farabi ve Bekir Arslan‘a… Vittorio de Sica‘nın İtalyan Yeni Gerçekçiliği‘nin temel taşlarından birini oluşturan, 1950 yılında En İyi Film Senaryosu Kategorisinde Oscar kazanmış 1948 yılı yapımı filmi. Nam-ı diğer Bisiklet Hırsızları ! De Sica‘nın İtalyan Yeni Gerçekçiliği akımıyla ortaya koyduğu Bisiklet Hırsızları, acziyetin, suçluluk duygusunun ve de bu doğal seyir içerisinde insanın giderek iyi duygusundan hangi aşamalardan sonra kötüye dönebileceği, umudun umutsuzluk ekseninde ne derece kendine bir pay aldığı, bir içsel yıkılışın salt insan merkezli perspektifinden bir dram anlatısı. Siyah Beyaz filmdeki o masumane yüzler, İkinci Dünya Savaşı sonrası İtalya ve Avrupai mantalitenin yer aldığı Bisiklet Hırsızları‘nda Antonio Ricci ve küçük oğlu Bruno ile bir arayış, bir yitirilişi geri kazanma duygusu yatıyor. Yeni Gerçekçiliğin basit konuları ele aldığını ve [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




