Delicatessen, nam-ı diğer Şarküteri, Jean-Pierre Jeunet ve Marc Caro’nun 1991 yılında çektikleri Fransız filmi. Jeunet ve Caro’nun gerek senaryoda gerekse çekimlerde beraber çalışması Delicatessen için bir avantaj. La Cité des Enfants Perdus, Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain, Un long dimanche de fiançailles gibi yapımlarıyla tanıdığımız Jean-Pierre Jeunet, yine kendi toz toprak filtreleriyle geliyor Delicatessen’de. Jean-Claude Dreyfus, Dominique Pinon, Marie-Laure Dougnac gibi Delicatessen’i zirvesine çıkaran oyuncuların performansları ise seyirliği cazibeli hâle getiriyor. Fransızlar, 90 dönemlerinden 2000’li yıllara geldiğinde hangi temada film çekerlerse çeksinler kendi disiplinleri ve kuralcılıkları kaybetmiyorlar. Delicatessen, izlerken hiç sıkılmayacağınız bir film. Jeunet ve Caro’nun her bir ayrı karakter için espiritüel takıldıkları ve dolayısıyla “Aurore, gel !!!” seslerini duyduğumuzdaysa da yan roller için bile senaryo üzerinde ne kadar çalışıldığı [...]

Bak, burası Razilik. Seni götüreceğim yer. Baksana, ne güzel bir yer. Cennet resmen! Sabalah tepeleri… Tam şurada nehir var. Keşke gidebilseydik oraya! Başımızdaki sorunlardan da kurtulmuş olurduk. Şurada eskiden kardeşimle oynardım. Ressam dikkatsizlik etmiş. Güzel çiçekleri çizmeyi unutmuş… Arizu Dayereh, Cafer Penahi’nin “İran Toplumunda Kadın”ı anlattığı yapıtı. Filmin Türkçe transkripsiyonundaki karşılığı ise “Daire”. İran’da yasaklanan bu film, Venedik’te Altın Aslan Ödülü aldı. Penahi’nin Solmaz Golami ile başlattığı doğumhane önündeki açılış sahnesinden sokaklara taşıyoruz. Erkek çocuk beklerken kız çocuk doğumu bir yıkılışı tasvirliyor. İran kapalı toplumundaki kadının gördüğü şiddet, ikinci sınıf insan muamelesi, ataerkilin ekstrem noktalarıyla rahat-sız bir film Dayereh. Kendi içindeki Arizu, Maide, Solmaz, Elham, Pari ve diğer nice bayan karakterleriyle Penahi’nin amaçladığı bu ötekileşmişliğin ve merhametsizliğin içinden gelerek aktarılmaya [...]

Rus biçimciliğini evrensel bir beğeniye ulaştırarak göz yormayan kareleri, psikanaliz meditasyonlarla diyalektik ederek şiirselliğe döken yönetmen Andrey Zvyagintsev, ilk uzun metrajlı filmi “Vozvrashchenie”yi 2003 yılında çeker. İngilizceye “The Return” olarak çevrilen bu filmde Rus sinemasının ketum sahne ve karakterleri, insan ve Tanrı, bencillik ve sevgi, isyan ve teslimiyet, anne-baba ve çocuk ilişkilerinin sonsuz sorunları etrafında Tarkovsky’e de selam çakan tarzla portreleşir. Rus yönetmen filminin herkesten önce, Rus izleyici odaklı olduğunu belirtmiş. Ancak, diğer ülkelerde de filmin takdir toplamasıyla bir anda tehdit edici bir etiket olan “ezici şöhret” ile karşılaşmış. 38 yaşında yönetmenliğini yaptığı ilk filmiyle dünyanın bir çok yerindeki eleştirmenler tarafından da gözetilerek bir fenomen olmuştur. Vozvrashchenie, piyasada gösterime girdiği eş zamanla Rusya, ticari olarak Hollywood filmleri ile işgal edilmişti. Para [...]

Abbas Kiyarüstemi’nin Köker Üçlemesi (Deprem Üçlemesi)’nin sonuncu ve 1994 yılı yapımı filmi Zire Darakhatan Zeyton. Türkçe özgün çevirisiyle : “Zeytin Ağaçları Altında” Zire Darakhatan Zeyton, yönetmen Kiyarüstemi’nin üçlemenin ikinci filmi olan Zendegi va Digar Hich‘i (Ve Yaşam Sürüyor, 1991) çekerken üçüncü filmini de hazırladığını görüyoruz. Üçlemenin birinci filmi Khane-ye Doust Kodjast (Arkadaşımın evi nerede, 1987) oyuncuları ise bu filmimiz de ara ara gözüküyor. Böylelikle bu filmi izlemenin ön koşulu olarak, serinin ilk iki filmini izleme zorunluluğunu getiriyor yönetmen. Açılış sahnesi Tahran’ın 350 km kuzeyinde yer alan Köker köyündeki çarşaflı bayan öğrenci seçimi ile başlıyor. Yönetmeni oynayan aktör Mohamed Ali Keshavarz (Muhammed Ali Keşavarz) ve seçilen diğer oyuncular kendi adlarıyla yer alıyor. Zendegi va Digar Hich’te depremin hemen ardından evlenen Hossein [...]

“Bilginin en büyük düşmanı cehalet değildir. En büyük düşman bilgi yanılgısıdır.” Stephen Hawking – “Barıştan bahsetmeye devam etmek ve silahsız ve savunmasız bir halka karşı tek cevabı vahşi saldırılar düzenlemek olan bir hükümete karşı şiddete başvurmamak, bizim için yararsız ve beyhude bir çabayı ifade etmektedir.” Nelson Mandela – “Gözünüzle görmeden kafanızda canlandıramazsınız.” Rachel Corrie – İsrail ve Filistin meselesini ne kadar araştırırsanız, yanlış bir şeyler olduğunu o kadar çok hissedersiniz. Nedeni ulaşabildiğimiz ve önümüze sürülen bilgilerin kirliliğinden kaynaklanır. Kudüs ve çevresini kapsayan kutsal topraklarda yaşanan hadiseler basın ve medya vasıtasıyla tüm dünyaya yanlış gösterilir. Onun içindir ki bölgeye giden hemen hemen herkes bulundukları yerlere geldiğinde olayın vehametinin daha korkunç olduğundan bahseder. Bunun sebebi, dünya üzerinde ezici bir söz sahipliği bulunan [...]

Sayfa 20 / 46« ilk...10...1819202122...3040...son »